Amerika'nın Pervasız İran Savaşı: Feci Bir Başarısızlık

İran çatışması tüm şiddetiyle devam ederken, bu makale gerçek başarısızlığın nerede olduğunu ve ABD'nin uzun süredir devam eden değerleri reddetmesiyle nasıl hesaplaşması gerektiğini inceliyor.
ABD ile İran arasında devam eden savaş, Orta Doğu'da ölüm ve yıkımın dalga dalga yayıldığı, yıkıcı ve geniş kapsamlı bir çatışmaya dönüştü. Bu felaketle sonuçlanan mücadelenin 13. gününe yaklaşırken, gerçek başarısızlığın nerede olduğunu incelemek büyük önem taşıyor.
Dünyanın en güçlü ulusu, artık ülkenin uzun süredir devam eden değer ve ilkelerini reddeden pervasız ve sorumsuz bir başkan tarafından yönetiliyor. ABD, kendisini, 175 İranlı okul çocuğu ve yedi ABD'li asker dahil yaklaşık 2.000 kişinin öldürüldüğü, yönetecek donanıma sahip olmadığı bir savaşın içinde buldu. Çatışma devam ettikçe her iki taraftaki ölü sayısının çok daha yüksek olması bekleniyor.

Bu yıkıcı başarısızlık yalnızca tek bir yanlış adımın veya kötü karar vermenin sonucu değildir. Bu, Amerika Birleşik Devletleri'nin küresel sahnedeki konumunu aşındıran bir dizi olay ve tercihin sonucudur. Diplomasiye bağlılık, uluslararası hukuka saygı ve insan yaşamının korunması gibi Amerikan değerlerinin reddedilmesi, dünyanın en güçlü ulusuna artık şüphe ve güvensizlikle bakılan bir duruma yol açtı.
İran'daki savaş uzadıkça, ABD, eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmeli ve seçimlerinin yıkıcı etkisini hesaba katmalıdır. İleriye giden yol kolay değildir, ancak uzun süredir ulusun dünyadaki rolünü tanımlayan ilkelere derin bir hesaplaşma ve yenilenmiş bir bağlılıkla başlamalıdır.

Amerikan kamuoyu, bu çatışmanın nasıl ortaya çıktığı konusunda açık ve dürüst bir değerlendirmeyi ve ileriye yönelik güçlü bir tartışmayı hak ediyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin küresel duruşunun ve nüfuzunun geleceği tehlikede ve ülkenin bu krizden değerleri ve ilkeleri bozulmadan çıkmasını sağlamak hükümetin ve halkın sorumluluğundadır.
ABD, yalnızca başarısızlıkları kabul ederek, hatalardan ders alarak ve ulusa yön veren ideallere yeniden bağlılık sağlayarak uluslararası toplumun güvenini ve saygısını yeniden kazanmayı umabilir. Önümüzdeki yol uzun ve zorlu ancak riskler, bu yıkıcı çatışmanın derslerini görmezden gelemeyecek kadar büyük.
Kaynak: The Guardian


