Avustralyalılar Yeni Ankette ABD-İsrail'in İran'a Karşı Savaşını Reddediyor

Guardian Essential'ın yeni anketine göre Avustralyalıların yalnızca %25'i ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşını onaylarken, çoğunluğu Kanada ve Japonya gibi 'orta güçler' ile daha yakın ilişkiler istiyor.
Yeni bir Guardian Essential anketi, Avustralyalıların yalnızca dörtte birinin ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşını onayladığını ortaya çıkardı. Anket ayrıca Avustralyalıların sadece üçte birinin federal hükümetin bölgeye askeri uçak ve asker gönderme eylemlerini desteklediğini ortaya çıkardı.
Bulgular Avustralyalıların hükümetin Kanada ve Japonya gibi sözde "orta güçler" ile daha yakın ilişkiler kurma konusunda daha istekli olduğunu ve yaklaşık üçte birinin ABD'den uzaklaşmak istediğini gösteriyor. Bu duygu, Avustralya'nın ABD ile olan geleneksel ittifakına yönelik artan hayal kırıklığını yansıtıyor; zira ülke kendi bağımsız dış politika yolunu oluşturmaya çalışıyor.

Anket sonuçları, ABD ve İsrail'in İran'a karşı askeri varlıklarını ve söylemlerini artırdığı, Orta Doğu'daki gerilimlerin arttığı bir dönemde geldi. Bununla birlikte, Avustralya halkının büyük ölçüde bu yaklaşıma şüpheyle yaklaştığı ve diğer nüfuz sahibi ülkelerle ilişkilere öncelik veren daha dengeli ve diplomatik bir dış politikayı tercih ettiği görülüyor.
Kamuoyundaki bu değişim, karmaşık jeopolitik ortamda gezinip Avustralya'nın ulusal çıkarları ile vatandaşların beklentileri arasında denge kurmaya çalışan federal hükümetin gelecekteki dış politika kararları üzerinde önemli etkilere sahip olabilir.
Anket sonuçları, hükümetin şu konulardaki ihtiyacını vurguluyor: Dış politika konularında Avustralya halkıyla daha yakın ilişkiler kurma ve eylemlerinin daha geniş stratejik sonuçlarını değerlendirme. Dünya giderek daha fazla birbirine bağlı hale geldikçe, Avustralyalıların uluslararası ilişkilerde askeri müdahale yerine işbirliği ve diplomasiye öncelik veren daha incelikli ve bağımsız bir yaklaşım arayışında oldukları açıktır.
Guardian Essential anketi, kamuoyunun duyarlılığının önemli bir barometresi olarak hizmet ediyor ve politika yapıcılara ve siyasi liderlere 21. yüzyılın karmaşık zorluklarıyla baş ederken değerli bilgiler sağlıyor.
Kaynak: The Guardian


