Savunma Liderleri İran'daki Çatışma Gerilimi Konusunda Öfkeyle Karşı Karşıya

İran'la gerilim tırmanırken milletvekilleri üst düzey yetkililerden ifade talep ediyor. Tartışma potansiyel askeri eylem ve diplomatik çözümler üzerinde yoğunlaşıyor.
Capitol Hill'deki önde gelen Demokratlar, merakla beklenen bir hareketle, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu, İran'la devam eden gerilimler konusunda Kongre önünde ifade vermeye çağırdı. Bu talep, yönetimin Orta Doğu ülkesine karşı herhangi bir olası askeri eylem için net bir strateji ve gerekçe sunma konusunda artan baskıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi.
İki kabine üyesini çağırma kararı, milletvekilleri arasında yönetimin İran'a yönelik tutumu konusunda artan rahatsızlığı yansıtıyor. Pek çok Demokrat, başkan ve ulusal güvenlik ekibinin topyekün bir savaşı kışkırtmaya tehlikeli derecede yakın oldukları yönündeki endişelerini dile getirdi; bu, hem yurt içinde hem de yurt dışında felaketle sonuçlanabilecek bir ihtimal.
Beyaz Saray'a yazdıkları bir mektupta, Temsilciler Meclisi Dışişleri ve Silahlı Hizmetler komitelerinin başkanları, Hegseth ve Rubio'nun bir dizi konuyu ele almak üzere ilgili komitelerinin huzuruna çıkmasını talep etti. Bunlar arasında yönetimin belirttiği hedefler, herhangi bir güç kullanımının yasal gerekçesi, olası asker konuşlandırmaları ve Amerikan vatandaşlarını ve bölgedeki varlıkları korumaya yönelik acil durum planları yer alıyor.
Tanıklık çağrısı, hem ABD'nin hem de İran'ın gerilimi tırmandıran bir dizi eyleminin ardından geldi. Bir ABD insansız hava aracının düşürülmesi ve Umman Körfezi'ndeki petrol tankerlerine düzenlenen saldırılar gibi son olaylar, iki ülkeyi doğrudan askeri çatışmanın eşiğine getirdi. Yasa yapıcılar, bir yanlış hesaplamanın veya tek bir kıvılcımın yıkıcı sonuçlar doğurabilecek daha geniş bir bölgesel çatışmayı ateşleyebileceğinden giderek daha fazla endişe duyuyor.
Hegseth ve Rubio, yönetimin İran politikasının ön saflarında yer aldılar ve felç edici ekonomik yaptırımların uygulanmasını ve Basra Körfezi'ne ek askeri varlıkların konuşlandırılmasını içeren katı bir yaklaşımı savundular. Ancak yasa koyucuların, bu stratejinin İran'ı etkili bir şekilde caydırıp caydırmadığı veya bunun yerine savaş riskini artırıp artırmadığı konusunda yetkililere baskı yapması muhtemel.
Önümüzdeki haftalarda merakla beklenen kongre oturumları, yönetimin eylemlerini haklı çıkarması ve İran politikasını savunması için önemli bir kamuya açık forum sağlayacak. Bu görüşmelerin sonucunun, ABD'nin Orta Doğu'daki dış politikasının yönü ve başkanın dünya sahnesindeki daha geniş gündemi üzerinde önemli etkileri olabilir.
Kaynak: The New York Times


