Alışveriş Merkezinden İşkence Yerine: Venezuela El Helicoide Hapishanesinin Gelişen Hikayesi

Bir zamanlar fütüristik bir alışveriş merkezi olan Venezuela'daki El Helicide, ülkenin en korkulan hapishanelerinden biri olarak karanlık bir tarihe sahip. Şimdi Venezuela değiştikçe bu karmaşık bölgenin kaderi de değişiyor.
Venezuela uzun zamandır zıtlıklarla dolu bir ülke olmuştur ve bu durum hiçbir yerde, bir zamanlar fütüristik bir alışveriş merkezi olan ve ülkenin en kötü hapishanelerinden biri haline gelen El Helicoide'nin hikayesinde olduğu kadar belirgin değildir. Ülke kendi dönüşümünü yaşarken, bu karmaşık bölgenin kaderi dengede kalıyor; surların içinde yaşanan dehşetin silinmesi mi, yeniden inşa edilmesi mi yoksa hatırlanması mı gerektiği konusunda hararetli tartışmalar sürüyor.
El Helicoide, 1950'lerde inşaat başladığında ilerlemenin ve modernitenin sembolü olarak tasavvur edilmişti. Ünlü mimar Jorge Romero Gutiérrez tarafından tasarlanan kompleks, Venezüella'nın ekonomik potansiyelini sergileyecek büyük, sarmal bir alışveriş merkezi olacaktı. Ancak, ülkedeki siyasi çalkantılar ve ekonomik istikrarsızlık projenin 1960'larda terk edilmesine yol açtığından, başarılı bir ticari merkez hayali kısa ömürlü oldu.
{{IMAGE_PLACEHOLDER}}İzleyen yıllarda El Helicoide çok daha kötü bir amaca yöneldi. Venezuela hükümeti tamamlanmamış yapıyı benimseyerek burayı ülkenin en korkulan gözaltı merkezlerinden ve sorgulama alanlarından birine dönüştürdü. Muhalifler, siyasi mahkûmlar ve devletin düşmanları olarak algılananlar devletin duvarları içinde esir tutuldu ve çoğu zaman işkenceye ve insanlık dışı muameleye maruz kaldı.
El Helicoide'de yaşanan dehşet, vahşeti ilk elden deneyimleyenlerin sayısız anlatımı ve tanıklığıyla iyice belgelendi. Eski tutuklular kompleksi şu şekilde tanımladı:
Kaynak: NPR
