Macar Azınlık Ukrayna-Rusya Çapraz Ateşinde Yakalandı

Batı Ukrayna'da yaşayan etnik Macarlar, Ukrayna ile Rusya arasındaki gerilim tırmanırken kendilerini istikrarsız bir durumda buluyor. Bu azınlık grubu belirsiz bir gelecekle karşı karşıya.
Ukrayna ile Rusya arasındaki çatışma tüm şiddetiyle devam ederken, Batı Ukrayna'da yaşayan yaklaşık 80.000 etnik Macar, kendilerini Macaristan Cumhurbaşkanı Viktor Orban'ın Ukrayna karşıtı kampanyası ile iki komşu ülke arasında devam eden mücadele arasında bölünmüş hissederek ortada kalmış durumda.
Ukrayna'nın Zakarpattia bölgesinde büyük bir azınlık oluşturan bu Macarlar, atalarının anavatanlarıyla uzun süredir bağlarını sürdürüyorlar. Ancak mevcut jeopolitik manzara bu topluluk için karmaşık ve hassas bir durum yaratmıştır.
{{IMAGE_PLACEHOLDER}}Bir tarafta Orban hükümeti güçlü bir Rusya yanlısı duruş sergiledi ve sıklıkla Ukrayna'yı ve liderliğini eleştirdi. Bu durum, etnik bağlılıkları ile Ukrayna vatandaşlıkları arasındaki uçurumu aşmaları beklendiğinden Ukrayna'daki Macar azınlığı zor durumda bıraktı.
Zakarpattia'da bir topluluk lideri olan Laszlo Nagy, "Bu çok zor bir durum" dedi. "Macaristan'la iyi ilişkilerimizi sürdürmek istiyoruz ama aynı zamanda nesillerdir yaşadığımız Ukrayna'ya da bağlılık duygusu hissediyoruz."
{{IMAGE_PLACEHOLDER}}Ukrayna ile Macaristan arasındaki sınır geçişleri ve ulaşım bağlantılarının giderek zorlaşmasıyla, çatışmanın Macar azınlık için pratik sonuçları da oldu. Bu durum ticareti, eğitimi ve aile bağlantılarını sekteye uğratarak belirsizlik ve istikrarsızlık hissini artırdı.
Yerel sakinlerden Erika Kovacs, "Ortada kaldık ve bu durum toplumumuza zarar veriyor" dedi. "Sadece hayatlarımızı barış içinde yaşamak istiyoruz ama jeopolitik gerilimler bizi farklı yönlere çekmeye devam ediyor."
{{IMAGE_PLACEHOLDER}}Ukrayna'daki savaş devam ederken Macar azınlığın geleceği belirsizliğini koruyor. Bazıları toplumun daha büyük güç mücadelesinde bir piyon haline gelebileceğinden korkarken, diğerleri diplomasi ve uzlaşmanın onların haklarını ve çıkarlarını korumanın bir yolunu bulacağını umuyor.
Nagy, "Sadece hayatlarımızı yaşayabilmek ve kültürel kimliğimizi koruyabilmek istiyoruz" dedi. "Ancak çatışma yoğunlaştıkça bu da giderek zorlaşıyor."
Kaynak: Deutsche Welle


