ABD-İsrail Baskısı Artarken İran Direniyor: Rejim Çatışma Karşısında Güçleniyor

ABD-İsrail saldırılarına rağmen İran liderleri kararlı duruyor, ateşkes tekliflerini reddediyor ve Hürmüz Boğazı'nda çatışmaların devam edeceğini ima ederek rejimin baskı altında zayıflamadığının sinyalini veriyor.
ABD ve İsrail'den gelen artan baskı karşısında İran rejimi hiçbir zayıflama belirtisi göstermedi, bunun yerine duruşunda daha meydan okuyan bir tavır sergiledi. Trump'ın özel elçisi Steve Witkoff, ateşkes talebiyle birçok kez Tahran liderlerine ulaştı ancak bu teklifler geri çevrildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, ABD zafer ilan etse ve saldırıları sona erdirme isteğini ifade etse bile İran'ın çatışmayı sona erdirmeye hazır olmayabileceğini açıkça belirtti. Bunun anlamı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki nakliye üzerindeki hakimiyetini koruyabileceği veya potansiyel olarak çatışmayı başka bir biçimde devam ettirebileceğidir.

İran rejiminin bu sarsılmaz meydan okuması, onun ABD ve İsrail'e karşı savaşı kaybettiğine inanmadığını gösteriyor. Aslına bakılırsa, Tahran'daki liderler, ABD Başkanı Trump üzerindeki siyasi baskının arttığını ve saldırgan kampanyayı sürdürme kararlılığının potansiyel olarak zayıfladığını hissediyor gibi görünüyor.
Dışişleri bakanının sözleri, İran'ın ABD'den tek taraflı bir zafer ilanıyla ilgilenmediğini gösteriyor. Rejim daha ziyade, ateşkes veya çatışmanın azaltılmasını düşünmeden önce gelecekte saldırı olmayacağına dair garanti arıyor gibi görünüyor.
İran'ın bu duruşu, rejimin ABD-İsrail saldırganlığının mevcut fırtınasını atlatabileceğine ve potansiyel olarak Trump yönetiminin baskı kampanyasından daha uzun süre dayanabileceğine inandığını gösteriyor. İran, geri adım atmayı reddederek, ABD'yi daha uygun şartlarda müzakere masasına oturtmanın hesabını yapıyor olabilir.
Ancak, Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığı üzerindeki baskının devam etmesi ve çatışmanın daha da tırmanma potansiyeli, hem İran hem de daha geniş bölgesel istikrar için önemli riskler teşkil ediyor. İki taraf arasındaki uzlaşma hiçbir çözüm belirtisi göstermiyor ve yanlış hesaplama veya istenmeyen sonuç potansiyeli yüksek olmaya devam ediyor.
ABD-İran çatışması uzadıkça, dünya endişeyle izliyor ve bunun bölgesel güvenlik ve küresel ekonomi üzerindeki daha geniş sonuçlarından endişe duyuyor. İran rejiminin dış baskılar karşısında meydan okuyan duruşu, bu jeopolitik barut fıçısı'nın çözülmekten uzak olduğunu gösteriyor.


