İran Benzeri Görülmemiş Bir Kargaşayla Karşı Karşıya: Korkuların Ortasında Huzursuzluk Tahran'ı Ele Geçiriyor

İran büyük bir krizin sancısını çekiyor; ülke yaygın protestolar ve şiddetle boğuşurken Tahran korku ve belirsizliğin pençesine düşmüş durumda. Uzmanlar bu vahim duruma değiniyor.
İran benzeri görülmemiş bir huzursuzluk ve çalkantı dönemiyle karşı karşıyayken, başkent Tahran'ın yaygın bir korku ve belirsizlik duygusuna kapılmış hali var. Ülke, genç bir kadının polis nezaretinde ölmesiyle başlayan ve hızla iktidardaki rejime karşı daha geniş bir meydan okumaya dönüşen yaygın bir protesto dalgasıyla boğuşuyor.
Tahran sakinleri, güvenlik güçlerinin protestocularla çatışması sırasında sokaklarda silah sesleri ve patlamaların yankılandığı bir şehrin gergin olduğunu anlatıyor. Yerel halkın çoğu, çapraz ateşe yakalanma veya yetkililerin hedefi olma korkusuyla dışarı çıkmaktan korkuyor.
Raporlara göre İran güvenlik güçleri, kalabalığı dağıtmak için gerçek mühimmat ve göz yaşartıcı gaz kullanarak acımasız bir baskı başlattı. Hükümetin huzursuzluğu bastırma çabaları sırasında düzinelerce insan öldürüldü ve yüzlercesi daha tutuklandı.
Protestolar ilk olarak 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin, ülkedeki kadınlara yönelik sıkı kıyafet kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla tutuklandıktan sonra polis nezaretinde hayatını kaybetmesiyle alevlendi. Ancak huzursuzluk hızla İran rejimine karşı daha geniş bir meydan okumaya dönüştü; protestocular hükümetin devrilmesini ve daha demokratik bir sistemin kurulmasını talep etti.
İran uzmanları, ülkenin kritik bir dönemeçle karşı karşıya olduğu ve durumun daha da tırmanma potansiyeli olduğu konusunda uyarıyor. Londra merkezli bir düşünce kuruluşu olan Chatham House'un kıdemli araştırma görevlisi Sanam Vakil, mevcut krizi şu şekilde tanımladı:
Kaynak: The New York Times


