Netanyahu'nun Koalisyonu Çöküyor: Başbakan Hayatta Kalabilecek mi?

Netanyahu'nun aşırı sağ koalisyonu çökerken İsrail parlamentosu seçimlere doğru ilerliyor. İsrail hükümetini yeniden şekillendiren siyasi çalkantıyı keşfedin.
Benjamin Netanyahu'nun koalisyon hükümeti çöküşün eşiğine gelirken İsrail'in siyasi manzarası dramatik bir dönüşümle karşı karşıya. Çarşamba günü, İsrailli yasa koyucular parlamentoyu feshetmek ve ülke çapında yeni seçimler planlamak için resmi işlemleri başlattı; bu, ülkenin yönetiminde önemli bir an oldu. Bu gelişme, kritik politika meseleleri ve bütçe tahsisleri konusunda birliği korumak için giderek daha fazla mücadele eden koalisyon içinde aylarca artan gerilimlerin ardından geldi.
Önde gelen ilerici Knesset üyesi Yair Golan, seçimlere yönelik parlamento hareketini "İsrail tarihindeki en kötü hükümetin sonunun başlangıcı" olarak nitelendirdi. Onun açıklaması, koalisyon ortakları ile Netanyahu yönetimine yönelik daha geniş muhalefet arasında ortaya çıkan derin bölünmeleri yansıtıyor. Yirmi yıldır İsrail siyasetine hakim olan ve son 30 yılın yaklaşık 20'sinde ülkenin en üst düzey yönetici pozisyonunda görev yapan İsrail Başbakanı, şimdi parlamento çoğunluğunu ve iktidardaki hakimiyetini kaybetme olasılığıyla karşı karşıya.
Netanyahu'nun mevcut yönetimi, aşırı sağ bakanlar ve aşırı milliyetçi partilerin hakim olduğu İsrail tarihindeki ideolojik açıdan en aşırı koalisyonu temsil ediyor. Bu koalisyon ortakları, İsrail'in Filistin topraklarına ve uluslararası ilişkilere yaklaşımını temelden değiştiren saldırgan politikalar uyguladılar. Bu hükümetin bileşimi, İsrail siyasetinin en şahin kesimleri arasındaki gücü pekiştirmek için kasıtlı olarak yapılandırılmıştır ve bu da toplumun daha ılımlı unsurlarıyla ciddi sürtüşmelere yol açmıştır.

Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinin genişlemesi, Netanyahu'nun mevcut hükümeti döneminde dramatik bir şekilde hızlandı; uluslararası hukuka göre işgal edilmiş sayılan topraklarda inşaat projeleri benzeri görülmemiş oranlarda ilerledi. Hükümet, fiziki altyapının ötesinde, Filistin bölgeleriyle uluslararası ilişkilere kapsamlı kısıtlamalar uyguladı. Çok sayıda uluslararası insani yardım kuruluşunun ve sivil toplum örgütünün Filistin topraklarında faaliyet göstermesi yasaklandı ve bu durum milyonlarca Filistinlinin tıbbi bakıma, gıda yardımına ve diğer hayati hizmetlere erişimini ciddi şekilde sınırladı.
Hamas'ın 7 Ekim 2023'te yaklaşık 1.200 İsrailliyi öldüren yıkıcı saldırısının ardından Gazze'de başlatılan askeri harekat, feci insani sonuçlara yol açtı. Gazze'deki yıkım ve kayıplar şaşırtıcı düzeylere ulaştı; bağımsız araştırmacılar, sonraki askeri operasyonlarda Gazze'nin tüm nüfusunun %10'undan fazlasının öldürüldüğünü tahmin ediyor. Şerit, sürekli bombardıman ve askeri operasyonlar yoluyla sistematik olarak düzleştirildi, bölgedeki altyapı, evler, hastaneler ve okullar yok edildi.
Uluslararası kurumlar, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin soykırım teşkil edip etmediğini resmi olarak araştırmak için benzeri görülmemiş bir adım attı. Birleşmiş Milletler, kampanyayı soykırım olarak nitelendiren deklarasyonlar yayınlarken, çok sayıda insan hakları kuruluşu da ayrımsız sivil hedefleme ve toplu cezalandırma modellerini belgeledi. Bu bulgular İsrail'i diplomatik olarak izole etti ve Netanyahu'nun askeri stratejisine ve yönetişim yaklaşımına yönelik küresel eleştiriyi yoğunlaştırdı.

Netanyahu'nun yolsuzluk suçlamaları siyasi krize başka bir karmaşıklık katmanı daha ekliyor. Başbakan, rüşvet, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma iddialarını da içeren üç ayrı yolsuzluk suçlamasıyla yargılanmaya devam ediyor. Bu yasal işlemler önemli ölçüde siyasi oksijen tüketti ve onun kamuoyundaki itibarına zarar verdi; ancak çekirdek destekçileri büyük ölçüde sadık kalmaya devam ediyor. Duruşmalar birkaç yıldır devam ediyor ve İsrail'in yargı sistemindeki işlemler yavaş ilerliyor.
Kamuoyu yoklamaları Netanyahu'nun ayakları altındaki siyasi zeminin değişmeye devam ettiğini gösteriyor. İsrail seçim anketleri yarışların sıkılaştığını ve koalisyon partilerine verilen desteğin azaldığını ortaya koyuyor; pek çok İsrailli, hükümetin hem Gazze ihtilafını hem de iç ekonomik sorunları ele alma biçiminden memnuniyetsizliğini ifade ediyor. Anket, yeni seçimlerin çok farklı bir parlamento yapısı yaratabileceğini gösteriyor ancak İsrail siyasetinin parçalı yapısı göz önüne alındığında kesin sonuçları tahmin etmek hâlâ zor.
Önümüzdeki aylar, İsrail'in siyasi geleceğini belirlemede kritik öneme sahip olacak. Netanyahu'nun hayatta kalan bir koalisyonu müzakere edip edemeyeceği veya yeni seçimlerin hükümetin yapısını temelden değiştirip değiştirmeyeceği belirsizliğini koruyor. Halihazırda sürmekte olan siyasi yeniden düzenleme, İsrail'in Filistin meselelerine, uluslararası ilişkilere ve iç yönetime yaklaşımını önümüzdeki yıllarda yeniden şekillendirebilir.

Koalisyon istikrarı İsrail yönetiminin karşı karşıya olduğu temel zorluk olarak ortaya çıktı. Koalisyon içindeki aşırı sağ partiler, bazı muhafazakar destekçileri bile uzaklaştıran, gittikçe radikalleşen gündemler peşinde koşuyor. Bütçe anlaşmazlıkları, ideolojik farklılıklar ve bakanlık pozisyonları için rekabet, hükümet yapısı içinde sürekli sürtüşmeler yaratarak, önemli politika kararlarında fikir birliği oluşturmayı neredeyse imkansız hale getirdi.
Yeni seçim potansiyeli, Netanyahu'nun hakimiyetine meydan okuma ve İsrail'in geleceği için alternatif vizyonlar sunma fırsatını gören muhalefet partilerini harekete geçirdi. Bu muhalefet partileri, yerleşimlerin genişletilmesini, Gazze kampanyasını ve Netanyahu'nun hukuki sorunlarını eleştirenler de dahil olmak üzere İsrail toplumunun daha geniş bir yelpazesini temsil ediyor. Kampanyaları ulusal birlik, ekonomik reform ve Filistin yetkilileriyle çatışmaların azaltılması temalarını vurgulamaya başladı.
İsrail'in siyasi manzarası çalkantılı evrimini sürdürürken, İsrail'in kimliği, sınırları, güvenliği ve uluslararası konumu hakkındaki temel sorular çözümsüz kalıyor. Yeni seçimlerin anlamlı politika değişiklikleri mi yaratacağı, yoksa sadece mevcut siyasi aktörleri mi değiştireceğini zaman gösterecek. İsrail yönetiminin karşı karşıya olduğu yapısal zorluklar (Filistin topraklarının işgalini yönetmek, güvenlik kaygılarını insani yükümlülüklerle dengelemek ve ülke içi sosyal uyumu sürdürmek) parlamentoyu hangi parti kontrol ederse etsin devam edecek.

Uluslararası toplum, İsrail'in bu siyasi geçiş sürecini yakından izliyor. Yabancı hükümetler, özellikle de İsrail'in başlıca müttefikleri, istikrar ve İsrail politikasının yönü konusundaki kaygılarını dile getirdiler. Yaklaşan parlamento seçimlerinin sonuçları İsrail'in diplomatik ilişkilerini ve bölgesel jeopolitikteki konumunu önemli ölçüde etkileyebilir. Hem ortaklar hem de rakipler, stratejilerini potansiyel hükümet oluşumlarıyla ilgili tahminlere göre ayarlıyor.
Netanyahu'nun siyasi hayatta kalması, belirsiz olsa da, yeni koalisyon düzenlemeleri müzakere edebilirse veya partisi seçimlerde beklenmedik derecede iyi bir performans sergilerse mümkün olmaya devam edecek. Siyasi becerileri geçmişte geri dönüşlere olanak sağladı ve bazı İsrail demografik grupları arasında destek tabanı hala önemli. Ancak zorlukların (yasal sorunlar, koalisyonun çöküşü, kamuoyundaki memnuniyetsizlik ve uluslararası baskı) birikmesi, yönetimin devamı önünde benzeri görülmemiş engeller yaratıyor.
Kaynak: The Guardian


