Yüksek Mahkeme Doğuştan Vatandaşlık Hakkını Ele Alıyor: Ufukta Önemli Bir Karar

ABD Yüksek Mahkemesi, Amerikan topraklarında doğan bebeklere otomatik vatandaşlık verilmesi yönündeki asırlık uygulamayı yeniden şekillendirebilecek önemli bir davayı görüyor.
Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi şu anda, yüzyıllık doğuştan gelen vatandaşlık uygulaması üzerinde geniş kapsamlı etkileri olabilecek bir dava üzerinde görüşüyor. Brnovich - Demokratik Ulusal Komite davası, ABD Anayasası'nın 14. Değişikliği'nin, ebeveynlerinin göçmenlik durumuna bakılmaksızın ülke içinde doğan tüm çocuklara vatandaşlığı garanti edip etmediği sorusu etrafında yoğunlaşıyor.
Bu konu, uzun süredir tartışmalı bir siyasi savaş alanı olmuştur; savunucuları, doğuştan gelen vatandaşlığın temel bir insan hakkı ve temel bir Amerikan değeri olduğunu savunurken, eleştirmenler bunun yasadışı göçü teşvik eder ve ulusal egemenliği baltalar. Önümüzdeki aylarda beklenen Mahkeme kararının, milyonlarca insanın yaşamı ve ABD'deki göçmenlik politikasının geleceği üzerinde derin bir etkisi olabilir.
Davanın merkezinde, "Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan veya vatandaşlığa kabul edilen ve Amerika Birleşik Devletleri'nin yargı yetkisine tabi olan tüm kişilerin Amerika Birleşik Devletleri'nin ve ikamet ettikleri Eyalet'in vatandaşları olduğunu" belirten 14. Değişiklik yer alıyor. Bu dil, bir yüzyılı aşkın bir süredir, ebeveynleri ülkede yasa dışı olarak bulunsa bile, ABD'de doğan çocuklara vatandaşlık vermek üzere yorumlanmıştır.
Ancak, Brnovich - Demokratik Ulusal Komite davasındaki davacılar, ebeveynleri Amerika Birleşik Devletleri'nin "tam yargı yetkisine tabi" olmadığından, "bunun yargı yetkisine tabi" ifadesinin belgesiz göçmenlerin çocuklarını hariç tuttuğunu ileri sürmektedir. 14. Değişiklik'in, doğuştan gelen vatandaşlık için evrensel bir hak yaratmak değil, azat edilmiş kölelerin çocuklarına vatandaşlık sağlamayı amaçladığını iddia ediyorlar.
Öte yandan, doğuştan gelen vatandaşlık savunucuları, 14. Değişiklik'in sade dilinin açık olduğunu ve uygulamanın 100 yılı aşkın bir süredir ABD yasa ve politikalarına sıkı bir şekilde yerleşmiş olduğunu savunuyorlar. Vatandaşlığın temel bir insan hakkı olduğunu ve kişinin ebeveynlerinin göçmenlik durumu nedeniyle reddedilmemesi gerektiğini ileri sürüyorlar.
Mahkemenin kararının olası sonuçları önemlidir. Yargıçların davacıların yanında yer alması halinde, bu durum, hayatları boyunca ABD'de yaşamış olanlar da dahil olmak üzere milyonlarca Amerikalının vatandaşlığının iptal edilmesine yol açabilir. Bunun eğitim, sağlık hizmeti, istihdam ve diğer temel hak ve hizmetlere erişim üzerinde derin etkileri olabilir.
Tersine, doğuştan vatandaşlık lehine bir karar, uygulamayı anayasal bir garanti olarak güçlendirecek ve gelecekteki yönetimlerin bunu kısıtlamaya veya ortadan kaldırmaya çalışmasını önemli ölçüde zorlaştıracaktır. Bu, milyonlarca göçmen aile ve çocukları için bir güvenlik ve istikrar duygusu sağlayabilir.
Mahkeme görüşürken, doğuştan gelen vatandaşlık konusundaki tartışma, her iki tarafta da hararetli tartışmalarla kamusal alanda hararetini sürdürüyor. Sonuç ne olursa olsun, bu dava şüphesiz göçmenlik politikasının geleceğini ve gelecek nesiller için Amerikan vatandaşlığı kavramını şekillendirecek.
Kaynak: Al Jazeera


