Teksas Mahkemesi Kilise Siyasi Onaylarına Yönelik Yasağı Onadı

Teksas'taki bir federal yargıç, 70 yıllık politikayı koruyarak, kiliselerin siyasi faaliyetlerine uzun süredir devam eden yasaklara itiraz eden bir davayı reddetti.
Teksas federal mahkemeleri, kiliselerin siyasi onaylarına ilişkin onlarca yıldır uygulanan yasağı onadı ve tartışmalı politikayı tersine çevirmeyi amaçlayan bir davayı reddetti. Karar, ibadethanelerin partizan siyasi faaliyetlerde bulunmasına yönelik uzun süredir devam eden yasağın sürdürülmesiyle kilise ve devletin ayrılması yönünde büyük bir zaferi temsil ediyor.
Birçok kilise ve dini grup tarafından açılan davada, kiliseler gibi vergiden muaf kuruluşların siyasi adayları desteklemesini veya bunlara karşı çıkmasını yasaklayan Johnson Değişikliği'nin, bu kuruluşların Birinci Değişiklik'teki ifade özgürlüğü ve dini özgürce yaşama haklarını ihlal ettiği öne sürüldü. Ancak ABD Bölge Yargıcı Kenneth Hoyt, yasanın kiliselerin dini özgürlüklerini anayasaya aykırı bir şekilde kısıtlamadığına karar vererek bu iddiaları kesin bir şekilde reddetti.
Hoyt'un kararı, dinin Amerikan siyasetindeki rolüne ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Bazı muhafazakar milletvekilleri ve dini liderler, papazların siyasi meseleleri kürsüden ele alma kabiliyetini ihlal ettiğini öne sürerek Johnson Değişikliği'nin yürürlükten kaldırılması veya zayıflatılması yönünde baskı yaptı. Yasağın savunucuları ise bunun, paranın ve ibadethanelerdeki partizanlığın aşırı etkisine karşı kritik bir önlem olduğunu iddia ediyor.
{{IMAGE_PLACEHOLDER}}Hakimin kararı, kiliselerin açık siyasi faaliyetlerde bulunmak yerine manevi ve toplumsal ihtiyaçlarına hizmet etmeye odaklanan, partizan olmayan kuruluşlar olarak kalması gerektiğine dair uzun süredir devam eden prensibi doğruluyor. Anayasa uzmanları, bu kararın kilise ile devlet arasındaki ayrılığı desteklediğini ve kiliselerin vergiden muaf statüsünün siyasi kazanç amacıyla istismar edilmesini önlediğini belirterek kararı övdü.
{{IMAGE_PLACEHOLDER}}Davadaki davacılar karara itiraz edebilirken, hakimin iddialarını açık ve net bir şekilde reddetmesi, Johnson Değişikliği'nin en azından yakın gelecekte büyük olasılıkla uygulanmaya devam edeceğini gösteriyor. Karar, yasanın Amerika'nın dini kurumlarının siyasallaştırılmasına karşı önemli bir koruma olmaya devam ettiğini hatırlatıyor.
{{IMAGE_PLACEHOLDER}}Dinin siyasetteki rolüne ilişkin tartışma devam ederken, bu karar kürsü ile kampanya süreci arasında net bir ayrım yapılmasının önemini vurguluyor. Mahkeme, kilise onayları üzerindeki yasağı onaylayarak, ülkedeki ibadethanelerin bütünlüğünün ve bağımsızlığının korunmasına yardımcı oldu.
Kaynak: The New York Times


