ABD'nin İran Dış Politikasını Şekillendiren Temel İsimler

Gazeteci Jeremy Scahill, İran'la artan ABD-İsrail çatışmasının ardındaki etkili aktörleri ve artan gerilimden kimlerin yararlanabileceğini tartışıyor.
ABD, İsrail ve İran arasındaki gerginlikler artmaya devam ederken, ABD'nin bölgedeki dış politikasını yönlendiren kilit figürleri ve grupları anlamak önemlidir. The Intercept'in kurucu ortağı gazeteci Jeremy Scahill, çatışmayı şekillendiren güçlü çıkarlara ışık tutmak için Varsha Gandikota-Nellutla ile görüştü.
Scahill, ABD-İsrail ittifakının merkezi bir faktör olduğunu ve İsrail'in sağcı liderliğinin Beyaz Saray üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu vurguluyor. Başbakan Benjamin Netanyahu ve müttefikleri, çatışma risklerine rağmen uzun süredir İran'a karşı katı bir yaklaşımı savundular.

Fakat Scahill aynı zamanda ABD hükümeti içindeki çoğu savunma sanayiyle bağları olan yeni muhafazakar grupların rolüne de dikkat çekiyor. Bu grupların gerilimi tırmandırmak ve sürekli bir savaş durumunu sürdürmek konusunda çıkarları var.
Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo gibi isimler, ABD'yi Orta Doğu'da başka bir maliyetli ve istikrarsızlaştırıcı çatışmanın içine sokma tehdidinde bulunmasına rağmen, saldırgan bir İran politikasını savundular. Scahill, eylemlerinin Amerikan güvenliğine yönelik gerçek bir kaygı yerine ideoloji ve kişisel hırslar tarafından yönlendirildiğini savunuyor.
Sonuçta Scahill, askeri-endüstriyel kompleksin ve müttefiklerinin artan ABD-İran geriliminden en fazla fayda sağlayacağına inanıyor. Savunma müteahhitleri ve şahin düşünce kuruluşları meyvelerini toplamaya hazırlanırken, Amerikan halkı yeni bir uzun süreli savaş riskini taşıyor.
Durum gelişmeye devam ettikçe, halkın ABD dış politikasını şekillendiren güçlü çıkarları anlaması ve liderlerini sorumlu tutması hayati önem taşıyor. Scahill'in görüşleri karmaşık jeopolitik ağ ve mevcut güç hakkında değerli bir bakış açısı sağlıyor.
Kaynak: Al Jazeera


