Trump'ın İran Nükleer Anlaşmasından Çekilmesi: Ne Oldu?

Trump'ın 2018'de neden JCPOA'dan çekildiğini, bunun 'şimdiye kadarki en kötü anlaşma' olduğunu ve alternatif şartlar olarak ne aradığını keşfedin.
Mayıs 2018'de Başkan Donald Trump, Orta Doğu'daki Amerikan dış politikasını yeniden şekillendirecek önemli bir karar aldı: ABD'nin, İran nükleer anlaşması olarak bilinen Ortak Kapsamlı Eylem Planı'ndan (JCPOA) çekildiğini duyurdu. Bu dramatik hamle, uluslararası diplomasi, bölgesel istikrar ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesine yönelik küresel çabalar açısından geniş kapsamlı sonuçlarıyla birlikte, yakın Amerikan tarihindeki en önemli dış politika dönüşümlerinden birini temsil ediyordu. Trump'ın anlaşmadan çekilme kararı uluslararası toplumda şok dalgaları yarattı ve önümüzdeki yıllarda ABD-İran ilişkilerinin gidişatını temelden değiştirdi.
JCPOA'nın kendisi, neredeyse yirmi yıl süren diplomatik çabalar boyunca titizlikle müzakere edilen, olağanüstü derecede karmaşık bir uluslararası anlaşmaydı. Anlaşma, Temmuz 2015'te Obama yönetimi altında tamamlandı ve yalnızca ABD ve İran'ı değil, aynı zamanda İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği gibi diğer büyük dünya güçlerini de içeriyordu. Bu çok taraflı çerçeve, çok farklı jeopolitik çıkarlara sahip ülkeleri tek bir hedef etrafında bir araya getiren büyük bir diplomatik atılımı temsil ediyordu: İran'ın nükleer silah geliştirmesini önlemek ve nükleer yeteneklerini barışçıl, sivil amaçlarla sınırlı tutmasına izin vermek.
Trump, göreve gelmesinden bu yana JCPOA'yı sesli olarak eleştiriyordu; JCPOA'nın temelden kusurlu olduğunu ve doğrulama mekanizmaları açısından yeterince titiz olmadığını düşünüyordu. Başkan olduktan sonra, anlaşmayı defalarca olarak damgalayarak çekilme niyetini açıkça ortaya koydu
Kaynak: Al Jazeera


